Karal: AK Parti'ye geçmek Caiz, ayrılmak Hainlik!

DEVA Partisi Genel Başkan Başdanışmanı Hasan Karal, AK Parti'ye geçmenin caiz olduğunu ama ayrılanların hainlikle suçlandığını söyledi.

Karal: AK Parti'ye geçmek Caiz, ayrılmak Hainlik!
21 Temmuz 2020 - 13:48

Ali Babacan önderliğinde kurulan DEVA Partisinde Genel Başkan Başdanışmanlığı yapan Rize eski milletvekili Hasan Karal, TV53’te katıldığı “Turgay Ayhan ile Bir Başka Konu” programında "AK Partide siyaset yapma imkânım kalmadığı için DEVA Partisi Kurucuları arasında yer aldım" dedi.

Programda Turgay Ayhan'ın sorularını yanıtlayan Karal, siyasetçinin ilkeli olması gerektiğini kaydederek, “Benim AK Parti’den ayrılma nedenim ilkeseldir. Görev verilip verilmemesi ile alakalı değildir. Milletvekili adayı gösterilmediğim için partiden ayrılmış veya başka bir partiye geçmiş bir insan değilim. Böyle bir ilkesizliği yapmam mümkün değil. Böyle bir anlayışı basit ve hafif olarak görüyorum. Ben milletvekili iken AK Parti’nin kuruluş ilkelerinden yavaş yavaş taviz verdiğini, kuruluş ayarlarını terk etmeye başladığını görmüş, görmekle kalmamış söylemiş, söylemekle de kalmamış bizzat mektup yazarak Sayın Cumhurbaşkanımıza vermiş birisiyim. 2012 yılından sonra yaşanan bu süreç benim gibi düşünen birçok insanı rahatsız etmeye başladı” diye konuştu.

Seviyesiz, Çirkin, Kabul edilemeyen yaftalar yapılıyor

AK Parti’den ayrılma öncesi ve sonrasında hak etmediği şeylerle karşılaştığını söyleyen Karal “Bize çok çirkin, seviyesiz ve kabul edilemeyen yaftalar yakıştırmalar yapılıyor. Ben görevdeyken AK Parti’den ayrılmadım. Doğrudur, son seçimlerde aday gösterilmedim. Bundan dolayı üyesi olduğum partime yanlış bir davranışta bulunmadım. Son seçimlerde parti teşkilatımızın verdiği görevlendirmeler çerçevesinde özellikle Hayati Yazıcı’nın programlarına katılarak bir ay boyunca köy köy mahalle mahalle dolaşmış birisiyim” dedi.

3 Mart 2020’den önce hiçbir siyasi parti ile oluşum içinde görüşmelerinin olmadığını belirten Hasan Karal “Ruhen, fikrin ve zihnen AK Parti’den kopmuş birisi olarak kendimi görmeye başladım. Benim ve benim gibi düşünen insanların AK Parti’den yeri olmadığını düşündüm. İtirazlarımı ve düşüncelerimi yüksek tonda partimin en yüksek mevkideki insanlara ulaştırdım. Gerek yerel gerekse de geneldeki sorunlarla ilgili Sayın Cumhurbaşkanımıza mektup yazdım. Buna Genel Başkan Yardımcısı Sayın Hayati Yazıcı Bey bizzat şahittir. Parti içerisinde elimden geldiğince partinin düzelmesi, partinin kuruluş ayarlarına geri dönebilmesi noktasında var gücümle çalıştım; ama başaramadım. Sadece ben değil, benim gibi düşünen insanlar da başaramadı.” açıklamasını yaptı.

AK Parti’nin kuruluş ayarlarına geri dönmesi halinde partinin mahalle başkanı dahi olmaya razı olduğunu söyleyen Karal “Açık yüreklilikle söylüyorum. Evet, bir başka partinin kurucular kurulu üyesiyim, aynı zamanda genel merkez yönetim kurulu üyesiyim. AK Parti kuruluş ayarlarına dönsün, kuruluş ilkelerine sadık kalsın, 14 Ağustos 2001’de açıklanan manifestoya sahip çıkan siyasal oluşuma dönsün, ben bugün giderim Rize’de doğduğum Atmeydanı (Dosma) Mahallesi’nde partimin mahalle başkanı olmaya razıyım. Benim gibi birçok arkadaşımız da aynı fikirde olur, tekrar gideriz ve her yönüyle inandığımız, teslim olduğumuz, kanaat getirdiğimiz AK Parti’ in kuruluş ilkelerine sadık kalmaya devam ederiz. Bizi AK Parti’den ayıran konu o ilkelerden vazgeçilmiş olunmasıdır.” ifadelerini kullandı.

“Ak Parti’de başarı değil, başarısızlık ödüllendiriliyor”

AK Parti’de başarısızlığın ödüllendirilmesine anlam veremediğini dile getiren Karal “Bugün AK Parti’de başarı değil, başarısızlık ödüllendiriliyor. Ben Rize’de il başkanı iken Rize’nin 11 ilçesinde oylar yükselmişti. Sadece Fındıklı ilçemizde 0,5 oranında oylar düşmüştü. Beni 3 defa AK Parti genel merkez tarafından çağırdılar. Fındıklı’da oylar neden 0,5 oranında düştü diyerek sorguya çekildiğim zaman artık dayanamadım ve çok sevdiğim değer verdiğim Fındıklı İlçe Başkanımız Şaban Yılmaz’a artık bu görevi bırak, ben daha tahammül edemiyorum dedim ve o da sağ olsun anlayışla karşıladı Şaban Yılmaz kardeşimiz ve görevi bırakmak zorunda kaldı. Genel olarak baktığınızda İstanbul, Ankara, Antalya, Adana, Mersin, Kütahya, Çankırı, Bayburt gitmiş. AK Parti’nin kaleleri denilen iller gitmiş. Peki, biz bunları sorgulama hakkı kendimizde görmeyecek miyiz? Rize’den 4 ilçe belediyesi gitti. Bunları dile getirdiğimiz zaman parti büyüklerimiz “Hayır kardeşim sen bunları dile getiremezsin. Bizim yaptığımız doğrudur. Nihai değerlendirmeyi biz yaparız. Size bunu yaptırmayız.” dediler. Ben bunu kabullenemiyorum. Ben bu parti için her şeyinin feda etmiş ve her türlü bedeli ödemiş bir insanım. Partimin kurucusu ve partim için her türlü bedeli ödemiş bir insan olarak ben bunları sorgulamayacaksam ben o partide yer alamam kardeşim.” dedi.

“Ak Parti’yi yerden yere vuranların müttefik olmasını vicdanım kabul etmiyor”

Karal, açıklamalarına şöyle devam etti: “Kuruluş ilkelerinden taviz vermeye başladığından itibaren AK Parti’yi yerden yere vuran, partinin düşünce dünyasıyla tamamen çelişen açıklamalarda bulunmuş, partinin kapatılma sürecinde her türlü fiili ve hukuki desteği vermiş olan kişi, kurum, kuruluş ve partilerin bugün AK Parti’nin müttefiki olmasını benim vicdanım kabul edemiyor. AK Parti’nin Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı her açıklamalarında yerden yere vuran, ona Firavun yakıştırmasında bulunan, senin bu ülkeden kaçıp gittiğin günü gördüğümüz zaman bize dünya yeniden doğacaktır diyen insanların bugün AK Parti’nin en yetkili yerlerinde konuşlanmış olmasını biz kabullenemiyoruz. Bugün bakıyorsunuz ki, kimi kabinede kimileri genel merkez yönetiminde kimileri de külliyede konuşlanmış durumundalar. Meclis kürsüsünde Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı ağza alınmayacak galiz ifadelerle yerden vuran kişilerin AK Parti’nin müttefiki olmasını hazmedemiyorum, içime sindiremiyorum. AK Parti’nin bir şekilde ötekileştirilmiş, kırılmış öz evlatlarıyla barışmalı, onları kendi içerisinde özümsemeli, kendi öz evlatlarıyla ittifak etmesi gerektiğini başka ittifaklara gerek olmadığını dediğimiz zaman biz ihanetle suçlandık.”

“Rize’de 4 İlçe Kaybedildi, 2015 Seçimlerimizde Oyumuz 153 Bindi”

AK Parti’nin Rize ve ülke genelinde son seçimlerde aldığı kötü sonuçları söyleyen Karal “Biz partiyi kurduğumuz zaman 3 Kasım 2002’de 73 bin oy ile yola çıktık Rize’de. En son 2015 seçimlerinde oylarımızı 153 bine çıkardık. Evet, bunda Cumhurbaşkanımızın şahsının, karizmatik liderliğinin son derece büyük katkısı var. Ben zaten bütün değerlendirmelerde Cumhurbaşkanımızı ve AK Parti’yi ayrı değerlendiriyorum. Ama şuanda baktığınızda AK Parti’nin genelde oyu % 30’lar bandına kadar geriledi. Rize’de son seçimlerde 4 ilçe kaybedildi. Sonuç ortada.” dedi.

“Benim Yanımda Veya Bulunduğum Ortamda Cumhurbaşkanımızın Aleyhinde Konuşulmasına Asla Müsaade Etmem”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik herhangi bir saygısız ifadesinin olmayacağını söyleyen Hasan Karal “Cumhurbaşkanımız Tayyip Bey’in şahsi ile ilgili saygısız bir ifadem asla olamaz. Bu bize yakışmaz ve vefa anlayışımız ile bağdaşmaz. Benim yanımda ve bulunduğum ortamda da konuşulmasına müsaade etmem. Bu bize yakışmaz. Onun bizim üzerimizde emeği ve hakkı var. Onu biz ayrı tutuyoruz. Ama AK Parti’nin gelmiş olduğum durum itibariyle politikalarının çoğunu kesinlikle kabul etmemiz mümkün değil. Biz AK Parti’yi hangi anlayışla kurduysak, bugün AK Parti bu anlayıştan fersah fersah uzaklaşmıştır. AK Parti geldiği itibariyle 2001’in AK Partisi değildir.” açıklamasında bulundu.

“Kaybolan % 20 Oy Nereye Gitti?”

2015 seçimlerinde % 49,5 oy alan AK Parti’nin, bugün % 30’lar bandına indiğini belirten Karal “Kaybolan bu % 20 oy nereye gitti? Bu durum hiçbir zaman sorgulanmadı ve masaya yatırılmadı. Yapılmayan sorgulama ve öz eleştiri partiyi kan kaybettiren bir duruma getirdi. Dolayısıyla biz ötekileştirildiğimiz, düşüncelerimizin değer bulmadığı bir ortamda bulunmanın bir anlam ifade etmediğini gördük. Biz kendimize başka bir alan açmak durumunda kaldık.” şeklinde konuştu.

“Ak Parti’ye Geçmek Caiz, Ayrılmak Hainlik… Öyle Mi?”

Tamamen siyasetten ayrılmayı düşündüğünü söyleyen Karal “Aktif siyaset içerisindeyken başka partilere geçenler bugün kıymetli. Cumhurbaşkanımızın bir sözü vardı. Bu trenden inenler bir daha binemez demişti. Ama baktığımız trenden inenler öyle bir bindi ki, trene binmekle kalmayıp trenin lokomotifi olup bakan oldular. Baktığınız da şöyle bir durum var. Başka partilerden AK Parti’ye geçmek caiz, ama AK Parti içerisinde fiili görevi olmadığı halde partinin politikalarını eleştirel yaklaşıp kendisine başka siyasal alan açanlar hain durumuna geldi.” açıklamasında bulundu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum