Doğa Okullarındaki kriz ve kamunun sorumluluğu
Recep Ali Aksoylu

Recep Ali Aksoylu

Doğa Okullarındaki kriz ve kamunun sorumluluğu

Emekli olduktan sonra 3 yıl süreyle MEF Eğitim Kurumları bünyesinde Genel Müdürlük yapmış olmam hasebiyle olsa gerek eğitimin özel sektör bacağını takip etmeye çalışırım. Yaz döneminde lise kayıt aşamasında eş dosttan okul tercihlerine dair öneri istendiğinde çok açık ve net olarak fast foodçu eğitimcilerden, Doğa Koleji gibi dışı dolu, içi boş görüntüsü veren kurumlardan uzak durun, hatta iyi eğitim verilen devlet okulları da var derim. Derim ama neredeyse tüm devlet okulları da İmam Hatip’e dönüşmüş olduğundan seçeneği azalan veli, bütçesi çerçevesinde özel okula mecbur kalıyor.

Gün içinde kardeşim Mustafa Bayram Aksoylu, paylaştığı bir yorumla Doğa Okullarında gelinen noktada öğretmen, hizmetli ve de hepsinden önemlisi 100 bine yakın öğrenci ve velisinin mağduriyetini anımsatınca eğitimin bu kadar “ucuz” olmaması gerektiğini düşündüm. Geçen yıl Doğa Kolejleri ile ilgili medyada olumsuz haberler yer almasına rağmen velilerin yine de bu kurumu tercih etmelerinde ki etkenleri kendimce sorguladım.

Ülkemizde eğitim yaz boz tahtası. Çocuklarımızın istikballeri de yıllar boyu sosyal ve sportif uğraşılardan uzak kalma pahasına odaklanmaları gereken birkaç sınava bağlı olduğundan okul tercihleri ve okul yaşamları çok ama çok önemli. Ve şimdi bu ortada kalan veya kalma endişesi taşıyan on binlerce öğrenciden birinin sizin çocuğunuz olduğunu bir an aklınıza getirin.

Türkiye'de devlet okullarından sonra en büyük okul ağına, en fazla öğrenci ve öğretmen sayısına sahip Doğa Okulları'nda çalışanların bir kısmı medyadan okuduğumuza göre Çarşamba günü maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle boykota gitti; derslere girmedi. Temizlikçiler iş yavaşlatma eylemi yaptı. Öğrenciler sabah okula gittiğinde, derslerin boş olduğunu öğrendi. Kimi velisini arayarak eve dönmek istediğini söyledi, kimi sınıfta film izlemeyi tercih etti. Tüm bunların neticesinde birçok velide kendileri okul ücretlerini tıkır tıkır öderken öğretmen ve çalışanların maaşların ödenmediğinden haberdar olmuş oldu.

Aslında 2018'in Ekim ayından bu yana maaş ödemelerinde sorun varmış ama bunun öğrencilerin eğitimine yansımasını istemediklerinden öğretmenler susmuşlarmış. Ama gelinen noktada Vakıfbank’tan kredi kullanan Doğa Kolejine kayyum atanacağı dedikoduları ayyuka çıkmış durumda, medyada Devletçe Doğa Kolejine ödenen öğrenci desteğine, Özel Okullar Genel Müdürlüğü tarafından haciz konulduğunu yazıyor.

OKULUN GELİRİ BAŞKA FAALİYETE AKTARILIRSA

Medyada 2011’de kurulduğu yazıyor ama daha öncesinde 2005’de var olduğunu bildiğim Doğa Okulları, IFC gibi yabancı fonların desteği ile büyümüş, inşaat sektöründen Metal Yapı Konut Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Saçaklıoğlu’na 2016’da devredilmiş. Devir işlemlerinin ardından Saçaklıoğlu, her yıl 100 milyon dolar, 5 yıl içinde 500 milyon dolar yatırım yaparak okulların büyüyeceğini belirtse de kurum 2 yıl içinde maaş ödeyemez duruma gelmiş. Çünkü İnşaat alanında ciddi yatırımları bulunan Metal Yapı’nın sektöründeki kriz nedeniyle yaşanan sorunları okul yönetimlerine de yansıdı. Medyaya yansıyan haberlere göre kurum bünyesindeki sayısı 10 bine yaklaşan öğretmen maaşları yarım olarak hatta daha düşük düzeylerde yatmaya başlamış. Muhtemelen planlananın tersine eğitimden inşaata transferler olmuş.

Veliler de 80 binden fazla öğrencisi, 130’u aşan (çoğu franchisee) kampüsü olan Doğa Koleji’ne yönelik medyada olumsuz haberler çıkmasına, hatta Asist Öğretim Kurumları şirketine bağlı olarak faaliyet gösteren Özel Doğa Okullarına gönderilen haciz belgeleri medyada yayınlanmasına rağmen Bakanlığın konuya el atmamasından kaygılı. Çocukları açısından daha yarı yıl gelmeden ciddi endişe taşımaları çok normal. (İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesi Müdürlüğü, İstanbul İl, Üsküdar İlçe, Altunizade Mahallesi 1139 Ada 16 Parselde yer alan Doğa Koleji binasını 93 milyon 750 bin TL'ye icradan satıyor...)

ÖZEL EĞİTİM – OKULLAR HEP OLACAK.

Özel okullar eğitim sistemimizin bir gerçeği. Kamunun bireyi eğitme sorumluluğu var ama özel eğitim hep olacak. Hep olacaksa, bakanlıkta yıllardır ayrı başkanlığı bulunan bu kanalın çok iyi dizayn edilmesi şart. Bugün Doğa Okullarında ortada kalma tehlikesi olan 80 bini aşkın öğrenciye devletin sahip çıkması zarureti vardır. Ancak kamu, eğitimin ticaretini yapanların yükleyeceği bu tarz haksız külfetleri önleyecek tedbirleri bir an evvel uygulamaya koymalıdır. Muhtemeldir ki Doğa Okulları ile bu sıkıntı sınırlı olmayacaktır.

BAKANLIK ÖZEL OKULLARIN MALI DURUMLARINI DA TAKİP ETMELİ

Kamuoyunda en çok futbol kulüplerinin kötü yönetildiği bilinir. Sorumsuz harcamalarla güzide kulüpler borç batağına sürüklenir. Kaybolur gider, bazen de imece usulle veya kamudan iş alan müteahhitlerce kurtarılır. Netice de bir futbol kulübü mali açıdan sporcu, tedarikçi olarak ancak 50 kişiyi mağdur edebiliyor. Buna rağmen ülke ve dünya federasyonları son yılarda koydukları mali kriter ve disiplinleri sıkıca takip edip, sonuçlarına müeyyide uygulayarak kulüpleri finansal açıdan doğru yönetilmeye zorluyorlar.

MEB da çok daha hassas olan özel eğitim, öğrenci konusunda spor federasyonlarından daha da fazla hassasiyet göstermeli, özel eğitim kurumlarını eğitime dair konular haricinde mali tablolarını, finansal hareketlerini de kontrol altında tutmalıdır. Devlet Baba, okuluna yıllık öğrenim ve diğer alınacak hizmetlerin karşılığını nakit veya peşin evrakla ödemiş öğrenci ve velisinin hem maddi hem de öğrenim hakkını korumalıdır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar